English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Yeraltının en karanlık ve derin boşluğu olan Tartaros, tanrıların mağlup ettiği Titanların hapsedildiği, ışığın bile ulaşamadığı o korkunç uçurumdur.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak küçük yolcu, masallarda anlatılmayan, o yaldızlı sarayların duvarlarına asla asılmayan bir sır var... Gel, yanıma otur. Şu kadehimdeki şarap kadar berrak değil belki ama gerçeğin tadı biraz acıdır. Hepimiz gökyüzündeki o parıltılı tanrıların zaferlerini dinleriz, değil mi? Ama o zaferlerin temelinde, ışığın asla ulaşamadığı, soğuk ve rutubetli bir çukur yatar: Tartaros.
"Orada durur yan yana kaynaklar, bütün varlıkların son uçları; kara toprağın ve sisli Tartaros'un, ekinsiz denizin ve yıldızlı göğün; tanrıları ürküten pis, küflü köşeler."
İnsanlar orayı sadece bir hapishane sanır, evladım. Tanrıların, yani o kendinden menkul "otoritelerin" kendi düzenlerini korumak için, yani kendilerine başkaldıran Titanları susturmak için inşa ettikleri devasa bir sessizlik kuyusu. Zeus, gökyüzünün tahtına otururken kendine rakip gördüğü herkesi oraya tıktı. Bir düşün; hırsın ve gücün getirdiği o körü körüne öfke, sadece kılıçları değil, sonsuzluğu da nasıl karanlığa gömüyor?
Oraya düşenlerin hikayesi, tarihin tozlu sayfalarında "suçlu" diye geçer. Oysa sistemin çarklarına çomak sokan herkes, biraz Tartaros'un karanlığını tadar. Hesiodos orayı anlatırken, sanki bir örsün gökten düşüşünü ölçer gibi, günleri sayıp döker. Gökyüzünden dünyaya dokuz gün, dünyadan Tartaros'a yine dokuz gece... Bu sadece bir mesafe değil, sevgili dostum; bu, adaletsizliğin ne kadar dibe çöktüğünün bir kanıtı.
"Bora üstüne bora savurur insanı, bir o yana, bir bu yana, korkunç bir hızla."
İşte orası, yani kara Gece'nin konağı, otoritenin "istenmeyenleri" sürgün ettiği yerdir. Bir kralın ya da bir tanrının otoritesi, başka birinin özgürlüğünün sona erdiği yerde başlar. Tartaros, o derin çukur, aslında bizlere şunu fısıldar: Güç sahipleri hata yapmaz mı sanıyorsun? Onlar sadece hatalarının üzerini, karanlığıyla baş başa bıraktıkları ruhların sessizliğiyle örterler.
Şimdi anladın mı neden orası "pis ve küflü" diye anılır? Çünkü orası, otoritenin vicdanının gömüldüğü yerdir. Bir gün olur da biri sana dünyanın sadece güneşli tepelerden ibaret olduğunu söylerse, ona bu dipteki karanlığı hatırlat. Ve unutma, yeryüzünde yükselen her devasa sarayın altında, unutulmaya mahkum edilmiş bir Tartaros muhakkak vardır.
Hadi, şimdi kendi yoluna git. Ama sakın unutma; gerçeğin derinliği, yıldızların yüksekliğinden daha az değildir.