English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Eris'in kızı Lethe, yeraltındaki pınarıyla ruhlara geçmişi unutturan, acıları silen ve zihinleri berraklaştıran bir unutuş ırmağı ve tanrıçadır.
Bak evlat, masallarda anlatılmayan bir sır var; tozlu parşömenlerin ardına saklanmış, kralların gürültülü zafer çığlıklarının susturmaya çalıştığı o sessiz fısıltı... Gel yanıma, yorgun ruhunu biraz dinlendir. Şarabın o hafif neşesi zihnimi berraklaştırırken, sana yeraltının en büyük hilesinden bahsedeceğim.
Lethe'yi bilir misin güzel yavrum? Hani şu "unutuş" diye bildikleri... İnsanlar ona sadece bir ırmak derler, Hades’in karanlık bahçelerinde akan serin bir su. Ama asıl gerçeği, Eris’in, o kargaşanın annesinin kızı olduğunu çoğu kişi görmezden gelir. Çünkü kargaşa sadece kılıç sesleriyle gelmez, bazen bir insanın hafızasını elinden aldığında en büyük kargaşayı yaratmış olursun.
Dinle beni evladım, krallar ve sistemin efendileri, insanların hatıralarını taşımalarından korkarlar. Bir köle, bir halk veya haksızlığa uğramış bir Patroklos, çektiği acıyı hatırsa ne olur biliyor musun? Sorgulamaya başlar. Neden acı çektim? Neden o kralın hırsı için can verdim? İşte bu yüzden, o Lethe ovasında ruhlar, Ameles ırmağından içmeye zorlanır. Platon denen o bilge adam, ruhların bu suyu içmek zorunda olduğunu söylemişti ya... İşte orada, sistemin en büyük baskısını görebilirsin. Kimse kendi geçmişini taşımasın, kimse zalimin yüzünü unutmasın istemezler.
Lethe'nin kıyısında ağaç yok, ot yok; çünkü unutuşun olduğu yerde hayat da gelişemez. Fazla içenler, neden yaşadıklarını unutup boş birer gölgeye dönüşüyorlar. Bu, fiziksel bir ölümden daha acı, değil mi? Gerçeklerin, o can yakan ama insanı insan yapan anıların silinmesi... Krallar, halklarının acılarını unutmasını isterler ki, aynı hataları tekrar tekrar yapabilsinler, aynı hırsın peşinde koşturabilsinler.
Ey genç ruh, sakın unutma! Lethe'nin suyu serin olabilir, acılarını dindirdiğini vaat edebilir ama o su, senin özgürlüğün olan hafızanı da beraberinde götürür. İnsan, çektiği acının nedenini hatırladığı sürece bir bireydir. Geçmişin, senin en büyük silahın; onu kralların veya sistemin "unut" emrine kurban etme. Hatırla ki, yarınları sadece hatırlayanlar kurabilir.