English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Kilikya’nın bereketli Tarsus çayı tanrısı Kydnos, sularını denize ulaştırırken kıyısında oğlu Parthenios adına kadim Tarsus şehrini kuran bir nehir tanrısıdır.
Bak evlat, solgun ay ışığında parıldayan sulara hiç dikkatli baktın mı? O suların sadece akıp gitmediğini, içinde koca bir tarihin tortusunu taşıdığını hiç düşündün mü? Masallarda anlatılmayan, kralların görkemli binalarının altında saklı olan asıl sır şudur: Coğrafya dediğin şey, aslında bir tanrının gözyaşıyla harmanlanmış, sessiz bir isyandır.
Dinle beni güzel yavrum; bugün Tarsus Çayı dediğiniz o berrak su, aslında Kydnos adında bir tanrıya aitti. Kydnos, o kadim Iapetos soyundan gelirdi; yani büyük bir kan bağının taşıyıcısıydı. Ama kralların kitaplarında yazmayan mesele şudur: Tanrı olmak, hep mutlak bir güç sahibi olmak demek değildir. Kydnos, kendi kıyısında kendi şehrini kurduğunda, Parthenia adını vererek belki de sadece bir coğrafya değil, bir sığınak inşa ediyordu.
Söyle bana sevgili varis, bir nehrin denize döküldüğü o uç noktada neden bir şehir kurulur? Belki de Kydnos, denizin o doymak bilmez, her şeyi yutan otoritesine karşı kendi mütevazı akışını korumak istemiştir. Oğlu Parthenios adına kurduğu o yer, sadece taştan ve topraktan ibaret değildi. O, ismini taşıyanın hatırasını, nehrin sonsuz döngüsünde yaşatma çabasıydı.
İnsanlar, o gün kurulan şehre bakıp sadece bir "yerleşke" gördüler; krallar ise orayı bir vergi kapısı, bir hükümranlık alanı belledi. Oysa Kydnos, o ırmak yatağında, kendi evladının ismini akıtırken aslında sistemin çarklarına karşı sessiz bir direniş sergiliyordu. Bugün o suyun üzerinde parlayan her köpük, geçmişte kralların hırslarıyla boğulmuş olan o naif hayallerin hafif bir fısıltısıdır.
Bir yudum şarapla dimağını neşelendirirken şunu unutma minik dostum: Tarih, güçlülerin değil, o ırmağın yatağında kendi izini bırakmak isteyenlerin sessiz çığlığıdır. Kydnos belki antik bir ırmak tanrısı olarak anılır ama aslında o, otoritenin sınırlarını kendi suyuyla yıkan bir gezgindi. Şimdi git ve akarsulara bak; onlar sana kralların tarihinden çok daha dürüst şeyler fısıldayacaklar.