English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
İda Dağı’nda kalkanlarını birbirine vurarak bebek Zeus’un ağlamasını gizleyen, onu korumak için gürültüyle dans eden gizemli ve sadık muhafızlar.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak minik yolcu, masallarda sana anlatılmayan, üzerine toz kondurulmayan o büyük hikayelerin ardında hep bir sis perdesi vardır... Şimdi kulak ver; zira rüzgarın taşıdığı her fısıltı, tarihin sayfalarına kanla kazınan o büyük yalanları fısıldıyor.
Kureta'lar... Onları duydun mu hiç? Hani o metalik seslerle dans eden, kalkanlarını birbirine vurup gürültü çıkaran, tanrısal çocukları koruduğu söylenen o gölge savaşçılar? Yetişkinler onları kahraman birer muhafız, düzenin bekçileri gibi anlatır. Oysa ey güzel evlat, gerçeğin peşinde olan bizler biliriz ki, gürültü sadece bir şeyi gizlemek için yapılır.
Bu kadim gardiyanlar, aslında büyük bir aldatmacanın parçasıydı. Onlar, güçlü olanıno hırslı tanrıların ve krallarınkendi mevcudiyetlerini korumak için yarattığı devasa birer paravan. Düşünsene, küçük bir çocuğun ağlamasını duymamak için kalkanlarını çılgınca döven bir ordu... O çocuk, aslında dünyanın gürültülü düzeninden kaçmak isteyen masumiyeti temsil ediyordu. Kureta'lar, o çocuğun çığlıklarını bastırdıkça aslında kendi hürriyetlerini de susturuyorlardı. Bir efendiye hizmet etmek için kendi sesini, metalin o tiz çınlamasıyla boğmak, nasıl da hüzünlü bir teslimiyet, değil mi güzel evladım?
Krallar ve tanrılar, o dönemde de bugün olduğu gibi, kendi koltuklarını sağlamlaştırmak için senin gibi çocukları korkuyla uyutmayı seçtiler. Kalkanların sesi, bir kılıcın darbesinden daha çok kan döker aslında; çünkü gerçeği duymanı engeller. Kureta'lar sessizlerin sesi değil, sessizliği körükleyenlerin elleri oldular. Bir parça neşeyle, doğanın o bilge şarabından yudum alıp yıldızlara baktığında şunu hatırla: Her gürültü, bir korkunun ürünüdür. Eğer bir yerlerde çok fazla davul çalınıyor, çok fazla bağırılıyorsa, bil ki orada saklanan bir sır vardır.
Yani anlıyor musun sevgili dostum? Tarih, zafer kazananların yazdığı bir türkü değil, bazen sadece kalkan vuruşlarıyla bastırılmaya çalışılan bir gerçekliktir. Kureta'lar sadece birer savaşçı değildi; onlar, otoritenin, kendi korkusunu örtmek için tuttuğu orkestraydı. Sen o seslere kanma. Kendi içindeki o sessiz, duru hakikati dinle. Çünkü en büyük krallar bile, o hakikatin bir tek fısıltısından, senin o berrak zihnindeki kuşkudan korkarlar.
Şimdi uyu bakalım, belki rüyanda gürültülerin sustuğu o sessiz, gerçek dünyaya bir yolculuk yaparsın.