English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Demeter'le aşk yaşayıp bereketin sırrına eren İasion, tanrıçayla tarlada birleşince Zeus'un şimşeklerine hedef olmuş talihsiz ve tutkulu bir ölümlüdür.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak minik yolcum, masallarda sana anlatılmayan, üzerine toz kondurulmayan bir sır var... Kulaklarını aç, çünkü gerçekler bazen altın tahtlarda oturanların korkulu rüyasıdır. Bugün sana İasion'dan bahsedeceğim. Hani şu gökyüzünün efendisi Zeus'un, kendi kurallarını çiğnemeye kalkınca yıldırımlarıyla küle çevirdiği o genç adamdan.
İnsanlar Zeus'u adil bir yargıç sanırlar, değil mi evlat? Oysa o, gökyüzünün tepesinde oturan, kendi oyununun kurallarını başkaları için dikenli bir tele dönüştüren bir zorbadır. İasion ise bereketin tanrıçası Demeter’e gönül vermiş, toprağın sırrını ekinlerle beraber avucunda taşıyan bir faniliydi. Bir tarlanın ortasında, yıldızların altında Demeter ile birleştiklerinde, aslında sistemin duvarlarını aşan bir özgürlüğü kutluyorlardı. Çünkü aşk, tanrılar katında bile olsa, hiyerarşiyi hiçe sayan bir başkaldırıdır.
Ama dinle küçük dostum, Zeus gibiler senin mutlu olmana değil, senin üzerinde mutlak güç sahibi olmaya değer verirler. Zeus, İasion’un bu aşkla sadece bir kadına değil, toprağın bereketi olan buğdaya ve kendi yaşamını kurma iradesine sahip çıkmasına tahammül edemedi. İasion, Kybéle ile buluşup Kórybas gibi kadim gizemleri koruyanları yarattığında, artık sadece bir "kul" değil, ezber bozan bir özne haline gelmişti. İşte o zaman, o meşhur göz kamaştırıcı yıldırımıyla, sadece bir adamı değil, bir itirazı yok etmeye çalıştı.
Sakın unutma, bilgece bir neşe getiren bir kadeh şarabın tortusu dibe çökünce, geriye sadece tortu kalır. İasion, Samothrake’nin gizemlerine erdiğinde, aslında "güçlü" olanın sadece bir maske takıp gezen bir korkak olduğunu anlamıştı. O Démétér ile üç kez sürülmüş tarlada yatarken, aslında ekinlerin ve toprağın özgürlüğünü kutsuyordu. Zeus’un onu yok etmesi, İasion’un haksız olduğunu değil, Zeus’un ne kadar kırılgan bir otoriteye sahip olduğunu gösterir.
Şimdi evlat, tarih kitaplarında İasion’un sadece bir "talihsiz" olduğunu okuyacaksın. Ama gerçek şudur: Sistem, kendi sınırlarını zorlayanları her zaman yıldırım hızıyla cezalandırmak ister. Sen ise, o tarlada Démétér'in ona sunduğu buğday tanelerini düşün. O taneler, Zeus'un yıldırımlarından daha kalıcıdır çünkü onlar yaşama, büyüme ve boyun eğmeme cüretidir.
Gözlerini kapat ve hatırla: Her kralın bir korkusu vardır, her İasion ise kendi tarlasında kendi güneşini yaratır.