English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Thebai'ye karşı Yediler'in dev cüsseli savaşçısı Hippomedon, ilk seferde şehit düşse de mirası oğlu Polydoros ile zaferle taçlanmıştır.
Bak evlat, masallarda anlatılmayan bir sır var... Kulaklarını aç ve rüzgarın fısıltısına dikkat kesil, zira kralların tarih kitaplarına yazmadığı, sadece toprağın ve ağaçların bildiği gerçekleri anlatacağım sana.
Silenos’un Bildiği Gizli Gerçekler: Hippomedon’un Gölgesi
Dinle beni güzel evladım; bugün sana Hippomedon adında, dev gibi bir adamdan bahsedeceğim. İnsanlar ona baktıklarında sadece kaslı kollarını, kalkanının ağırlığını ve Thebai surlarına karşı kükreyişini görürlerdi. Onu “yedi kahraman”dan biri diye masallara kattılar. Oysa gerçek, kalkanının parıltısından çok daha karanlıktır.
O, kralların hırslarına hizmet eden koca bir gölgeydi sadece. Adrastos gibi yöneticiler taht kavgası verirken, Hippomedon gibi dev cüsseli adamları kendi çıkarları için birer kalkan olarak kullandılar. O, aslında savaşın bir piyonuydu; tıpkı bugün insanların büyüklerin çatışmalarında harcandığı gibi... Sistem, devleri sever; çünkü onların gücü, yönetenlerin kibirini besler. Ancak o devin, yani Hippomedon'un içinde ne kadar korku ve yorgunluk biriktiğini kimse sormadı.
İsmarios adında bir el, bir gün o devin ömrünü bir kılıç darbesiyle sonlandırdı. İşte o an, Hippomedon sadece bir savaşçı olarak değil, bir "kullanılmışlık" abidesi olarak yere serildi. Kanı, hırsların asla doymadığı o soğuk toprağa karıştı.
Şimdi şunu düşün minik dostum: Hippomedon’un ölümüyle biten bir hikaye mi bu? Hayır, sistem durmaz. Aradan zaman geçti, oğlu Polydoros'u Alkmaion'un eline teslim ettiler. Babasını yutan o aynı kanlı savaş çarkına, bu kez çocuğunu sürdüler. İkinci sefer, ikinci bir yıkım... Kendi krallıklarını kurmak için başkalarının evlatlarını "kahraman" diye ölüme gönderen bir düzen.
Biliyorum, zihnin karıştı. Bir yudum şarapla bu dünyanın acısını hafifletmeye çalışırken, insanın insana nasıl da acımasızca "tarih" yazdırdığını görüyorum. Sakın unutma; devler, kralların emriyle yıkılırken, arkalarında sadece babasız kalmış çocuklar ve cevabı verilmemiş sorular bırakırlar.
Sorgula evlat... Bir kralın "zafer" dediği şey, aslında kimin kaybıdır? Bu soruyu içinde sakla, çünkü gerçeği sadece soru soranlar bulabilir.