English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Teukros’un kızı ve Dardanos’un eşi; Troya soylu soyunun annesi, toprakla ve bereketle özdeşleşen kadim bir figürdür.
Bak evlat, kulaklarını bana iyice yaklaştır... Tarihin tozlu sayfalarında, kralların görkemli zırhlarının parıltısı altında saklanan o gizli gerçeği sana fısıldayacağım. Hepsi zafer naralarıyla yeri göğü inletirken, birilerinin sessizce yutkunmak zorunda kaldığını asla unutma, güzel yavrum.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler: Batieia'nın Susturulan Gölgesi
Eski kayıtlarda adını Myrina ile yan yana, sanki silik bir karakalem çizim gibi görürsün. Batieia... Dardanus’un eşi, koca bir şehrin temelindeki harç, ama hikayesi hep başkalarının zafer şarkılarına eşlik etmekle geçmiş. Krallar, yani o dönemin "muktedirleri", Batieia’nın adını ancak kendi soylarını meşrulaştırmak için bir araç olarak kullandılar. O, sadece "ilk kraliçe" değil, kendi topraklarının kaderini çizmeye çalışan ama otoritenin ağır eliyle biçimlendirilen bir kadındı.
Zavallı küçük çiçeğim, kralların hırsları bir bahar rüzgarı kadar hafif değildir; onlar ormanları deviren bir kasırgadır. Batieia'nın varlığı, iktidar sahiplerinin kurduğu o büyük satranç tahtasında bir piyon gibi görüldü. Oysa o, toprağın sesini duyan, belki de Troia’nın ilk taşlarını kendi zihniyle diken bilge bir kadındı. Lakin tarih kitapları, onun zekasını değil, sadece bir kralın yanında ne kadar güzel durduğunu yazmayı seçti. Neden? Çünkü otorite, zeki kadınların kendi başına bir hikaye yazmasından korkar, evlat.
Bakışlarındaki o merakı görüyorum; sanki şarabın son damlasındaki o tatlı tortu gibi, gerçeğin buruk ama kıymetli tadını arıyorsun. Batieia, sarayların o soğuk duvarları arasında kendi iç dünyasını korumaya çalışan bir mahkum gibiydi. Myrina ile olan o silik bağı ise, sistemin dışladığı kadınların birbirlerine tutunma çabasıydı belki de. Biri Amazonların savaşçı ruhunu temsil ederken, diğeri tahtın sessiz yükünü taşıyordu. İkisi de bu dünyanın "büyük adamlarının" kaleminden çıkan hikayelerin kurbanı oldular.
Sakın unutma; birinin sana "kahraman" diye sunduğu her figürün arkasında, o kahramanın gölgesinde ezilen bir Batieia, bir başkaldırı potansiyeli taşıyan bir sessiz çığlık vardır. Gerçek, tozlu raflarda değil; hikayenin anlatılmayan o derin, sessiz boşluklarındadır. Şimdi git ve gördüğün her "büyük ismin" ardındaki gerçek insanı ara, cesur kalpli evladım.